TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ

Bir kimsenin kişilik haklarını ihlal edcek şekilde video, resim, haber, yorum vb. Içeriklerin internet ortamında paylaşılması halinde, kişilik hakkı ihlal edilen kişi içeriğin çıkarılmasını veya erişimin engellenmesini isteyebilir (5651 sayılı Kanun m.9/1). Kişilik haklarının ihlali, hukuken bireye karşı işlenen bir “haksız fiil” olarak kabul edilmektedir. Kişilik haklarına yapılan her saldırı bir haksız fiildir, ancak her haksız fiil suç teşkil etmez. Suç teşkil etmese bile internet yayını üzerinden yapılan her türlü kişilik hakkı ihlali nedeniyle erişimin engellenmesi kararı verilebilir. Örneğin, bir kimsenin çevresine zararlı ve kötü bir insan olduğu, borçlarını ödemediği, yalan söylediği şeklinde internet üzerinden yapılan bir yorum, kişilik haklarının açık bir şekilde ihlali niteliğinde olup hak ihlaline uğrayan kişi ilgili yorumun kaldırılması ve erişimin engellenmesi talebinde bulunabilir. İnternet sitemizi kullanırken birtakım kişisel verilerinizi, Veri Sorumlusu sıfatımız ile bizimle paylaşmanızı talep edebilmekteyiz.

Şikâyet haklı görülürse ceza kaldırılır veya değiştirilir. İnfaz edilmiş olan para cezası kaldırılırsa, alınan para geri verilir. Ceza değiştirilirse; Eski ceza tamamen veya kısmen infaz edilmişse ve yeni ceza eski cezadan ağır değilse yeni ceza infaz edilmiş sayılır. Yeni ceza, infaz edilmiş olan cezadan daha ağırsa çekilen ceza mahsup olunur. Eski ile yeni cezanın mahsubu mümkün değilse yeni ceza verilirken eski ceza göz önünde tutulup bunun için disiplin amiri cezayı tamamen veya kısmen indirebilir. Şikâyetin haklı olmadığı anlaşılırsa reddolunur ve bu yüzden müştekiye ceza verilmez. Ancak şikâyet ederken müstakil bir suç işlemiş veya bir disiplin tecavüzünde bulunmuş ise ayrıca sorumlu olur (AsCK m.189).

Bu nedenlerle, söz konusu yetki kanunu tasarısıiçin olumsuz oy kullanacağız. Değerli arkadaşlarım, oluşturduğunuzo KİT havuzlarıyla, siz, özelleştirmefalan yapamazsınız. Siz, bu tepeden inme mantıkla,bu, “insanları, kafasına vura vura yönetirim”mantığıyla, kendi yandaşlarınızayeni kaynaklar yaratıp, kendi birikiminizi, Türkiye’ninkaynaklarını kendi arkadaşlarınızaaktarma politikalarını, bu Meclis kürsüsündeher gün dile getireceğimi ve sizin yanlışlarınızı,binlerce defa Türkiye’nin her yerinde söyleyeceğimiçok açıkça belirtiyorum. Bu yasa tasarısı sizinyanlış yolda olduğunuzun en tipik örneği. İnşallah,oylarınızla bu genel görüşme önergemizkabul edildiği takdirde, önümüzdeki günleriçerisinde, bu konular daha yararlı bir şekilde,daha önyargısız bir şekilde Meclistetartışılacaktır. Öyle, kredi limitlerinin endekslerine göreinip çıkan, taraftarlık ya da eleştridozu; bugün karşısın, yarın yanındasın,başkan değiştiriyorsun, parti başkanıtayin ediyorsun -biliyorsunuz- hükümet kuruyorsun, hükümetdeviriyorsun ve bunun arkasında; siz, bilirsiniz, içinizdeekonomistler var; adam sadece gazeteci veya televizyoncu değilki, piyasada kıymetli kâğıtlarıda var… Bakın, işin, tehlikeli, tekelleşmeninboyutlarını söylüyorum; bugün “hükümetdüşüyor” diye yazar ya da bir kriz haberiyayınlar, kâğıtların fiyatınıdüşürür, toplar onu; yarın moral vericibir haberle kâğıtların fiyatı yükselir,vurur. Bu, Amerika’da böyle oluyor; CNN dolarlara hükmediyor.Türkiye’de de borsada böyle manipülasyon hareketleriolabiliyor.

Çıkarılacakolan yetki kanununun, Anayasaca konulan ve Anayasa Mahkesincesomutlaştırılan ilkelere uygun olmasıgerekir; eğer bu yapılmazsa, yeni iptallerle karşılaşılabilir. Kamu personelinin özlük haklarınailişkin olarak, Anayasa Mahkemesince iptal edilmeyen yetkikanunları da vardır. Örneğin, 3268 SayılıMemurlar ve Diğer Kamu Görevlileri HakkındakiBazı Kanunlarda Değişiklik YapılmasınaDair Yetki Kanununun Anayasaya aykırı olduğuiddiasıyla Anayasa Mahkemesine gidildiği halde, AnayasaMahkemesince söz konusu yetki kanununun Anayasaya aykırıolmadığı sonucuna varılmıştır. Burada, amaç bellidir; burada, ilkeler, amaçlatutarlı olarak yeniden düzenlenmiştir ve kapsam,bazı parlamenter arkadaşlarımızın,grup sözcülerimizin ifade ettiği gibi, flu değildir;açıkça, nerede, neyi kapsadığıbelirtilmiştir. Yani, yetki kanunu çıktıktansonra hangi kanunlarda düzenleme yapılacağıteker teker sayılmaktadır. Bu da, Anayasanın91 inci maddesindeki gerçek ifadesinin ta kendisidir. Diğer yandan, kapsamın belirli olmayışı,Anayasamızın 91 inci maddesiyle de çelişkilibir duruma yol açar; çünkü, Anayasamızın91 inci maddesinde, yetki kanununda, çıkarılacakkanun hükmünde kararnamelerin kapsamınınaçıkça gösterilmesi emredilmektedir. Böyle bir yetki verme, Anayasamızın8 inci maddesinde yer alan, yürütme yetkisi ve görevininAnayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılacağıilkesiyle bağdaşamaz. Başvuruyu yapan ve bugüne kadar pek çok estetik cerrahi operasyon yapan doktorun, özel muayenehanesinde serbest olarak gösterdiği faaliyet, kamusal birfaaliyettir. Dolayısıyla başvuranın devlet tarafından izne ve ruhsata tabi bu faaliyetlerinin kamu hizmeti olduğu, kendisinin de kamu görevlisi olduğu tartışmasızdır.Başvuranın erişime engellenmesini istediği “” adlı internet paribahis, genellikle kadınlarla ilgili paylaşımların yapıldığı bir forum sitesidir. Başvuranın kişilikhaklarının ihlal edildiğini iddia ettiği forumdaki yazılar, başvuran doktorun “labioplasti” adlı cerrahi operasyonu üzerlerinde gerçekleştirdiği hastaların, başlarındangeçenleri, çektikleri acıyı, ayrıca doktorun kendilerine bu operasyon sırasında gösterdiği tavır ve davranışları dile getirdikleri paylaşımlardan oluşmaktadır.

Buradaki ölçüt; kaybedilen eşyanın değeri ya da hasara uğramasına sebebiyet verilen eşyanın hasara uğrayan kısmının[131] değeridir. Buna göre, değeri 250 TL ve altında ise fiil disiplin suçu, üzerinde ise askeri suç oluşturmaktadır. Askerliğe ait kanunların ve diğer genel düzenleyici işlemlerin (tüzük, yönetmelik, adsız düzenleyici işlemler) düzenlediği bir konu, amirler tarafından emir haline getirilip asta yöneltilmedikçe hizmete ilişkin bir emir haline gelemezler. Ayrıca, her hangi bir kanunun cezalandırdığı bir fiilin yapılmamasına ilişkin uyarmalar, birer hizmet emri değil tavsiye niteliğindedir. Bu uyarmaları dinlemeyen asker kişilere emre itaatsizlikten değil, fiil için kanunun öngördüğü ceza verilebilir[106]. Daha öncede belirtildiği gibi 477 SK’la, AsCK’da yer alan askeri kabahatlerin çoğu iktibas edilerek “disiplin suçu” haline getirilmiş ve bu şekilde disiplin suçu haline getirilen askeri kabahatler hakkında AsCK’da yer alan hükümler zımni olarak ilga edilmiştir. HİKMET SAMİ TÜRK (Devamla) – Kamupersoneli rejiminin, kamu personelinin durumunun düzeltilmesikonusunda yapılması gereken şey, ya bir kanunlaelbirliğiyle bu konuyu düzenlemek ya da Anayasaya tamolarak uygun bir kanun hükmünde kararname yetkisi almaktır. Ancak, kendiçalışma düzeni içerisinde ve yetkisiolmayan bir hususta, biraz da hukuku zorlayarak, karar verdiğidüşüncesinde ısrarlıyım;çünkü, kendisinin yetkisi olmayan bu kararıvermek suretiyle, Türkiye’de, bazen, gerçekten, reelolan ve derhal yürütmeye başlanılmasılazım gelen bazı hususlar, Türkiye’nin gündeminde,maalesef, geçikmeyle gerçekleşebilmektedir. Anayasanın 128 inci maddesiyse, memurlarınve diğer kamu görevlilerinin özlük haklarıylailgili, maaş ve ücretleriyle ilgili düzenlemelerinkanunla yapılması gerektiğini söylemiş;ancak, 91 inci maddeyle, bir istisna getirmek suretiyle, 128 incimaddedeki düzenlemenin kanun hükmünde kararnameyleyapılabileceğini de ortaya koymuştur. Geliniz, eğer bu insanların sorununu gerçektençözmek istiyorsanız, işte bütçekanunu tasarısı.

  • Bu durumun ise hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.
  • Maddesindeki tutuklama, askeri hizmetin gerekleri dikkate alınarak 1924 ve 1961 anayasası dönemlerinde olduğu gibi, halen 1982 anayasası döneminde de aynı şekilde varlığını sürdürmektedir[569].

BAŞKAN – Sayın milletvekilleri, maddeleregeçilmesini oylamadan önce, İçtüzüğümüzegöre bir yoklama talebi vardır; yoklama talebindebulunan arkadaşların burada olup olmadıklarınıdeğerlendireceğim. MURAT BAŞESGİOĞLU (Kastamonu) – SayınBaşkanım, Sayın Bakan, Sayın Keçeciler’inkonuşması üzerine söz aldı; sözalış maksadı da, Grup adına mı,Hükümet adına mı, belli olmadı;ama, Sayın Kazan bunu sık sık yapıyor,henüz daha Grup Başkanvekilliğindeki alışkanlığındankurtulamamış; fakat, son cümlesini şiddetlereddediyoruz ve geri almasını talep ediyoruz. MEHMET KEÇECİLER (Devamla) – Buiktidarın suçları örtmek amacıylakurulduğunu da biliyoruz, ama örtemeyeceksiniz beyler.Bakın buradan ifade ediyorum… Çok kısa ve İçtüzüğün69 uncu maddesini işletme gereği doğurmayacak biçimde,Sayın Keçeciler, buyurun. BAŞKAN – Efendim, bütün konuşmalarıdikkatle dinledim. Sayın Keçeciler düzeltmeyapmadan, benim, algıladığımıaçıklamam doğru olmayacak. BAŞKAN – Efendim, sataşma anlamındadeğil, benim de kanaatim, bir düzeltme ihtiyacıvar; çünkü, kendisine başka bir sözatfedildi. Onun için, çok kısa olmak üzere,Sayın Keçeciler, buyurun. Değerli arkadaşlarım, geçmişiktidarların icraatlarını şöylebir gözden geçirecek olursak, hemen, hepiniz teslimedersiniz ki, geçmişte, iktidarlar, memurlarımızave onların emeklilerine, işçilerimize sıfırzam öngörmüşlerdir. Tansu Çiller Hükümeti dönemindeçıkarılan 3911 ve 3990 sayılıYetki Kanunları da, Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Turgut Özal Hükümeti dönemindeçıkarılan 3479 sayılı YetkiKanunu, 1988 yılında, Anayasa Mahkemesi tarafındaniptal edilmiştir. HAYRETTİN DİLEKCAN (Devamla) – Dahaönce, biz muhalefet sıralarında otururken,iktidara rağmen, iktidara yardımcı olmak amacıylakanun çıkardık; muhalefetin güzel örneğinide biz verdik.

Böyle bir Hükümetin de, kamu kurum vekuruluşlarında verimli bir çalışmadüzeni kurabileceğine, bir reform yapabileceğinekatiyen inanmıyoruz. Bütün bunlar, bizi, kapsam konusunda, Anayasanın7, 8, 87 ve 91 inci maddelerine aykırı olarak, yasamayetkisinin devri görünümünü kazanan biryetkilendirme yapıldığı sonucuna ulaştırmaktadır. Görüşülmekte olan yetki kanunutasarısı hakkında Cumhuriyet Halk Partisiningörüşlerini dile getirmek üzere sözalmış bulunuyorum. Değerli milletvekilleri, Türkiye, buna benzergirişimleri daha önce de yaşamıştır.1950’li yıllarda, zamanın iktidarı da, kendisineyöneltilen eleştirileri susturmak için, sürekliolarak Basın Kanununda değişiklikler yapmıştı;ancak, o zamanın iktidarı, en azından birdört yıl sabretmişti. Değişikliklerdaha çok 1954 yılından sonra olmuştur;ancak, şimdi, üzülerek görüyoruz ki,Refahyol İktidarı, basın karşısında,aradan dört ay geçmeden sinirlerini kaybetmişdurumdadır. Bu, Refahyol İktidarınıngörevini layıkıyla, başarıylasürdürebilmesi için içine düşülmemesigereken bir durumdur. Öte yandan, genel görüşme,hepimizin bildiği gibi ve Anayasamızın 98 inci,İçtüzüğün 101 inci maddelerindetanımlandığı gibi bir denetim yoludur;toplumu ve devlet hayatını ilgilendiren belli birkonunun Genel Kurulda ele alınmasıdır. Değerli milletvekilleri, Türk Basınınınbazı sorunları olduğu, basında zamanzaman bazı haberlerin abartmalı bir biçimdeyayınladığı bir gerçektir; bazıyanlışlar yapıldığı birgerçektir. Basınımızın, gerekbilgi yönünden gerek eğitim yönünden güçlendirilmeyeihtiyacı olduğu bir gerçektir. Ancak, basındanşikâyetçi olmak, basın özgürlüğünütemel alan iktidarların, onu, demokrasinin vazgeçilmezunsuru olarak gören iktidarların yapacağıbir iş değildir. Bu yapılacağına,şimdi yapılmak istenilen, bu yolsuzluklarıve karanlık işleri ortaya çıkaran basınınüzerine gitmektir; basını susturmaktır. Değerli arkadaşlarım, içindebulunduğumuz durum, gerçekten bir demokrasi sorunudur,bir rejim sorunudur ve çok partili siyasî hayatageçtiğimizden bu tarafa, bu şekilde devletinkendi içerisinde sorgulandığı görülmemiştir.Hükümet, siyasî parti grupları, medya vetüm kamuoyu olarak, bu hadisenin üzerine, çokkararlı bir şekilde gitmek zorundayız.

Kategorien: pbt2